|
O
obelisk dikili taş obje nesne objektif 1. nesnel 2. (fotoğrafçılık) çeker 3. mercek objektivizm nesnelcilik obligasyon yükümlülük observasyon gözlem observatuvar gözlemevi obskürantist karanlıkçı obskürantizm karanlıkçılık obstrüksiyon engelleme odyovizüel gör-işit odyovizüel metot gör-işit yöntemi ofis işyeri ofset çıkartmabaskı okey oldu okeylemek oldulamak oligarşi takımerki ondüle kıvrık, kıvrılmış, kıvırcık, dalgalı onomatope yansıma ontoloji varlıkbilim operasyon 1. işlem 2. (hek.) işlemce (ameliyat) 3. (ask.) eylemce (harekât) operatör 1. (hek.) yarman 2. (uygulayım) işletmen oportünist günoğlu oportünizm günoğluculuk optimist iyimser optimizm iyimserlik organizasyon 1. düzen, düzenleme 2. örgüt, örgütleme organizatör 1. düzenleyici, düzenleyen 2. örgütleyici, örgütçü organize etmek 1. örgütlemek, kurmak 2. düzenlemek orijin 1. köken 2. kaynak orijinal 1. özgün 2. değişik orijinalite 1. özgünlük 2. değişiklik, yenilik ornitolog kuşbilimci ornitoloji kuşbilim oryan doğu oryantal doğulu, doğusal oryantalist doğubilimci oryantalistik, oryantalizm doğubilim oryantasyon 1. yön 2. yönlenme, yönlendirme, yöneltme oryantasyon merkezi yönlendirme merkezi osmoz geçişme oşinograf denizbilimci oşinografi denizbilim otantik gerçek, sağlam oto- (anto-) (Yun. önek) kendi, kendine, kendiliğinden otoban hızyolu otobiyografi özgeçmiş, özyaşam öyküsü otodidakt özöğrenimli otokrasi saltıkçı yönetim, saltıkçılık otokrat saltıkçı otokritik özeleştiri otokton yerli otomasyon özdevinim otomatik özdevimli otomatizm özdevim otomotiv özgidimli otonom özerk otonomi özerklik otopsi gözlegörü otorite 1. yetke 2. sözdinletirlik, sözügeçerlik 3. (yönetim ve siyasal yaşamda) yüksekgörevli, yetkili, yetkili kişi 4. (bilimde) yüksek yetkili (kişi) otoriter 1. sözügeçer, sözdinletir 2. baskın, baskılı (yönetim) 3. yetkili output çıktı oval sobe, yumurtamsı
|
|
Öneri ve desteklerinizle siz de katkıda bulunmak ister misiniz? |